Anasayfa »  FİRMA  » ESC RESTORASYON zehirli boya ve macun sökümünde çevreci ve hızlı çözümler sunuyor

ESC RESTORASYON zehirli boya ve macun sökümünde çevreci ve hızlı çözümler sunuyor


2010 yılında faaliyete geçen ESC Restorasyon tarihi eserlerin restorasyonu ile iş dünyasına adımını attı.  Yat sektörünün ihtiyaçlarını öngören firma, 2015 yılının başlarında Ar-Ge’sini kendi bünyesinde üstlendiği zehirli boya ve epoksi macun söküm ünitelerini hayata geçirerek marinaların ve tekne sahiplerinin hizmetine sundu. Merkez ofisi Bayrampaşa’da bulunan ESC Restorasyon Firma Ortağı Mustafa Şanlı kendi geliştirdikleri zehirli boya ve epoksi macun söküm sistemleri ve firmanın gelecek hedefleri ile ilgili dergimize şu açıklamalarda bulundu:


ESC Restorasyon Firma Ortakları Mustafa Şanlı (solda) ve Erhan Oğuz

ESC Restorasyon yat sektörüne ne zaman adım attı?
“ESC Restorasyon olarak tarihi eserlerin restorasyonu işini 4 yıldır sürdürüyoruz. Hassas yüzeylerin temizliğinde edindiğimiz birikimleri yat sektöründe de önemli bir hizmet olabileceğini düşündük.  Zehirli boya ve epoksi macun söküm işlemlerinin daha hızlı, daha temiz ve tekneye zarar vermeden tamamlanmasını sağlayan bir sistem geliştirdik. Belirlediğimiz eksikleri dikkate alarak kendi bünyemizdeki Ar-Ge çalışmaları ile sisteme yenilikler kattık. 2015 yılının birinci ayından itibaren yat sektöründe de hizmet vermeye başladık.”

Klasik sistemlere oranla sizin temizleme sisteminiz nasıl avantajlar sunuyor?

“Yüzeyden nuzul vasıtısayla söktüğümüz zehirli boyayı ve macunu, vakum sistemi sayesinde ünitenin içinde hapsediyoruz. Kumu özel bir sistemle eleyerek, tekrar yüzeyde kullanıyoruz.  Bu işlemde sıradan deniz kumu değil, sertifikalı özel bir kum kullanıyoruz. Dışarıya hiçbir şekilde ne boya ne de başka bir kimyasal madde temas etmiyor. Sistemimiz tamamen çevreci bir çalışma sunuyor. Temizleme işlemi sırasında uçuşan bir madde olmuyor, dolayısıyla boyama esnasında tekneye de zarar vermiyoruz.”

“Yat sektöründe bizim sistemimiz gibi çalışan başka bir örnek yok. Ağır sanayi sektöründe ve otomotiv sanayi sektöründe ise bizim gibi çalışan firmalar mevcut. Bizim sektörümüzde de benzerlerimiz var fakat bizim sistemimiz kadar geliştirilmiş uygulamalara henüz rastlamadık.”



“Manuel sistemde zehirli boya, kimyasallarla veya el aletleri ile raspa dediğimiz sistem ile çözülüyor. Bu sistemde çözülen kısım suya, doğal olarak denize karışıyor ve çevre kirliliğine neden oluyor. Elle raspa sisteminde zehirli boya sökümünde teknenin karinasının zarar görmesi durumunda macunlama işlemi ile kapatılması gerekmektedir. Bu işlem esnasında hava sıcaklığı, nem oranı gibi durumların mükemmel olması gerekir. Bu şartlar oluşmazsa, uygun şartlarda yapılamayan macunlama işi ozmoza neden oluyor. Tekne sahibi zehirli söküm uygulamasının maliyeti olan 1000-1500 TL’den kaçarken, iki-üç sene sonra oluşan ozmoz durumundan dolayı ödeyeceği rakam çok daha yükseklere çıkıyor.”

“Bizim vakum sistemizde teknenin karinasının zarar görme riski yok. Tekne karinasına püskürtülen özel kum, zemine zarar vermeyecek nitelikte. Sökümü gerçekleştirilen nuzulun uygun basınç ayarları da yüzeyin zarar görmemesine engel oluyor.”

10 metrelik bir teknenin zehirlisini ne kadar sürede temizleyebiliyorsunuz?

“Bizim sistemimiz ile 10 metrelik bir teknenin zehirlisinin temizlenmesi ve yeniden yüzeyin boya ve macun uygulanmasına hazırlanması 6 saati geçmiyor. Elle yapılan raspa sistemi ile yapılan standart zehirli boya sökümü minimum 2-3 gün sürüyor ve maliyeti 1000-1100 TL gibi bir rakama denk geliyor. Ayrıca zehirli boya kimyasalla söküldükten sonra 120 delikli kalın bir zımpara türü ile zeminde tırtık oluşturularak macun veya boya uygulaması için zemin hazırlığı yapılıyor.  Vakum sisteminde, kimyasal çözücü, zımpara gibi ekstra maliyet ve zaman kaybı da oluşmuyor.”

Vakum ile yüzey temizliği daha mı pahalı?
“Firmalar eski manuel sisteme göre fiyatları karşılaştırdıklarında işlemi vakum sistemine göre daha pahalı olduğunu sanıyorlar. Tekne sahibinin veya işi yapan taşeron boya firmasının kazancı ile bizim sistemimizin zaman kazancı karşılaştırırsa maddi yönden de arada çok büyük bir farkın olmadığı anlaşılacaktır. Ayrıca teknelerin zeminlerinde oluşacak hasar riski ve tekne ile çevreye yayılan atıkların neden olduğu kayıpları da göz önüne aldığımızda vakum sistemin pahalı olmadığı anlaşılacaktır.”

    “Marinalarda faaliyet gösteren 18 firma ile çalışıyoruz. Bu konuda bizi destekleyen firmalar olduğu gibi çeşitli firmaların da bu sezon başlayacak işleri için bize ulaştırdıkları teklifleri değerlendiriyoruz. 2016 yılının başında bu uygulamayı marin sektörüne tamamen yayarak, marinaların ve tekne sahiplerinin çevreye duyarlı bu hizmeti tanımasını sağlamak için çaba harcıyoruz”

Hangi bölgelerde hizmet veriyorsunuz?
“Halihazırda hizmet verdiğimiz marinalar arasında Teos, Setur Kuşadası, Bodrum Milta, Orhaniye Bozburun’daki Martı, Alanya ve Antalya marinaları bulunuyor. Türkiye’nin en büyük marina şirketlerinden biri olan D-Marin’de bu konudaki çalışmalarımızı destekliyor. Umuyoruz ki bu yıl D-Marin ile bir anlaşma yapabileceğiz. Çevreye duyarlı, teknelere zarar verme riskini ortadan kaldıran bu hizmeti daha fazla geliştirmek için hem zamana, hem de karşı tarafın bu konudaki duyarlılığına ihtiyacımız var.”



Müşterileriniz kimler?
“Marina yönetimleri veya taşeron firmalarla çalışıyoruz. Türkiye’de faaliyet gösteren 18 adet marinanın yönetimleri ile direkt irtibatımız var. Bazı marinalar ise, ‘biz içeride taşeron firma tutuyoruz, bizim bu işlerle ilişkimiz yok, taşeron firmalar ile görüşün’ diyor. Genel olarak marinalar daha çevreci olan bu sistemin yayılmasını istiyorlar. Örneğin Didim’de bulunan D-Marin, bu işi yapan firmaların kaliteli ve temiz olmasını istiyor.”

Talep gelirse ünite sayınızı ve ekibinizi artıracak mısınız?
“Oluşturduğumuz araç sisteminin içine mevcut sistemlerimizden üç adet koyabiliyoruz. Talep halinde ünitelerimizi marinalarda konumlandırarak, yolda geçen süreyi kısaltabiliriz. Geliştirdiğimiz sistem ile aparatlarımızı ve çalışma sistemimizi çoğaltmakta sıkıntımız yok, talep edilmesi yeterli.”

Diğer yapı gruplarındaki çalışmalarınızdan bahseder misiniz?
“Bazı belediyeler tarihi eserleri kendi yönetmeliği içinde ihaleye açarken, bazı eserlerin ihalesini Anıtlar Yüksek Kurulu açıyor. Tarihi eserler içerisinde eski cami, eski anıt, belediyelere ait olan yerler yada devlet kontrolünde olan bölgelerdeki eserlerin sadece temizliği ile ilgileniyoruz. Yüzeyde deformasyon olan taş ve ahşap yerlerin restorasyonunu üstleniyoruz. Şu an Selçuk Belediyesi ve Mardin Belediyesi ile görüşmelerimiz sürüyor.”

Hedefleriniz neler?
“Hedefimiz 2016 yılı için başlangıç olarak 200 adet zehirli boya sökümü yapmak. Herkes ‘bu işi yaparım’ gibi düşünse de yaptığımız iş bu kadar basit bir uygulama değil. Çok yorucu ve ilgi isteyen bir iş. Çünkü minimum 300-400 bin Euro değerindeki tekneler üzerinde çalışıyorsunuz, yeri geliyor 1 milyon Euro’luk tekneler de temizliyorsunuz. Bu tür teknelere zarar veremezsiniz. Bu aşamada kumu püskürten cihazı yüzeyde ne kadar süre tutacağınız bile deneyim isteyen bir konu haline geliyor.”

“Restorasyonda tecrübeli olduğumuz için sistemimizi teknelere uygulamakta sıkıntı çekmedik. Örneğin; tarihi eserlerin yüzeylerinde bulunan dokulardaki görüntüyü yok etmemeniz için göstermeniz gereken hassasiyet çok önemlidir. Uygulama aşamasında tekneler bu eserlere göre daha dayanıklı ve çalışmalarımızı çok daha rahat gerçekleştirebiliyoruz.”
cheap nba jerseys louis vuitton outlet online cheap authentic jerseys cheap jerseys cheap wholesale nhl jerseys mbt shoes sale mbt rocker bottom shoes cheap Boston Red Sox jerseys New York Rangers jerseys wholesale