Deniz araçlarında yalpa kontrolü, özellikle yüksek konfor beklentisinin yanı sıra farklı seyir koşullarında stabilite ihtiyacının arttığı yatlarda, tasarım ve ekipman seçiminde giderek daha fazla dikkate alınan bir başlık. Bu alandaki çözümler arasında yer alan jiroskopik stabilizatörler, gövde hareketine karşı oluşturdukları tork üzerinden çalışan farklı bir stabilizasyon yaklaşımı sunuyor.
Şanghay merkezli ZGYRO’nun Türkiye distribütörlüğünü üstlenen Tortur Denizcilik, markanın elektrikli ve mekatronik mimariye dayanan jiroskopik stabilizasyon sistemlerini Türkiye pazarına taşıyor. Ürün ailesi, yaklaşık 6 metrelik teknelerden 70 metre sınıfındaki yatlara, ticari teknelerden kamu ve sahil güvenlik uygulamalarına kadar farklı boyut ve deplasmanlardaki deniz araçlarını kapsıyor.

Stabilizasyonun merkezinde yüksek hızlı volan
ZGYRO sistemlerinin çalışma prensibi, yüksek hızlı dönen bir volanın oluşturduğu jiroskopik etkiyi teknenin yalpa hareketini karşılayacak şekilde kullanmaya dayanıyor. Sistem, gövdenin hareketini algılayarak jiroskobun presesyon hareketini aktif biçimde kontrol ediyor ve oluşan torku teknenin yalpasına karşı yönlendiriyor.
Buradaki temel mühendislik unsurlarından biri, ZGYRO’nun geliştirdiği mekatronik tork kontrol mimarisi. Geleneksel hidrolik kontrollü sistemlerden farklı olarak redüktör, tampon mekanizması, kontrol ünitesi ve elektromanyetik fren aynı mimari içerisinde çalışıyor. Sistem, mekanik, elektromanyetik ve elektronik koruma katmanlarını da birlikte kullanıyor.
ZGYRO’nun 2013 yılında başlayan bağımsız Ar-Ge çalışmalarının ardından geliştirdiği bu mimari, bugün markanın üçüncü nesil ürünlerinde yüksek hızlı volan, elektrikli tahrik ve mekatronik tork kontrol teknolojileriyle birlikte uygulanıyor.

Hidrolik devreden çıkan bir stabilizasyon sistemi
Sistemin dikkat çeken yönlerinden biri, hidrolik yağ, pompa, hortum veya hidrolik silindir gerektirmemesi. Tahrik ve kontrol fonksiyonlarının elektrikli ve elektronik bileşenlerle gerçekleştirilmesi, sistem mimarisini geleneksel hidrolik stabilizasyon çözümlerinden ayırıyor.
Bu yaklaşım, tekne entegrasyonu açısından da doğrudan karşılık buluyor. Hidrolik devrenin ortadan kalkması, ekipman yerleşimi ve bağlantı altyapısının sadeleşmesine imkân verirken, bakım tarafında da hidrolik bileşenlere bağlı işlemleri ortadan kaldırıyor. ZGYRO’nun modüler yapısı ise sistemin hem yeni inşa projelerine hem de mevcut teknelere sonradan uygulanmasına olanak sağlıyor.
Elektrik motoru, seramik rulmanlar, kapalı devre soğutma sistemi ve deniz suyu ısı eşanjörü, yüksek hızlı çalışan jiroskobun sürekli çalışma koşullarındaki termal yönetimini destekleyen bileşenler arasında yer alıyor.

Farklı deplasmanlara ölçeklenen ürün ailesi
ZGYRO’nun ürün gamı, yaklaşık iki ton deplasmanlı küçük teknelerden 70 metre ve 2.100 ton seviyesine ulaşan daha büyük yatlara kadar ölçekleniyor. Bu kapsam, jiroskopik stabilizasyonun tek bir tekne segmentine özgü bir ekipman olmaktan çıkarak farklı deplasman ve kullanım profillerine göre boyutlandırılabilen bir sistem olarak ele alınmasına imkân veriyor.
Üretici verilerine göre sistemler, uygun çalışma koşullarında yalpayı yüzde 95’e kadar azaltabiliyor. Gerçek performans ise teknenin deplasmanı, gövde formu, ağırlık dağılımı, seyir hızı ve deniz koşulları gibi parametrelerle doğrudan ilişkili.
Sistemin aktif kontrol yapısı, teknenin hareketlerini sürekli izleyerek jiroskobun oluşturduğu torku değişen koşullara göre yönetiyor. Bu nedenle stabilizasyon performansının değerlendirilmesinde yalnızca maksimum tork değerinden ziyade kontrol algoritması, jiroskobun kapasitesi ve tekneyle kurulan entegrasyon birlikte ele alınıyor.

Türkiye’de uygulama tarafı öne çıkıyor
Tortur Denizcilik, ZGYRO distribütörlüğü kapsamında satışın yanı sıra sistem seçimi, teknik projelendirme, montaj, devreye alma ve satış sonrası teknik desteği de yürütüyor.
Tortur Denizcilik Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Torlak, Türkiye’deki uygulamalara ilişkin değerlendirmesinde, bugüne kadar yaklaşık 20 yata ZGYRO sistemi uygulandığını belirtiyor. Torlak’a göre hidrolik altyapıya ihtiyaç duyulmaması ve modüler mimari, özellikle mevcut teknelere sonradan yapılan uygulamalarda entegrasyon sürecini kolaylaştıran başlıca unsurlar arasında bulunuyor.
Denizcilik ve tekne üretiminde 50 yıla yaklaşan deneyime sahip Tortur Denizcilik açısından marka seçiminin yalnızca ürün teknik özellikleri üzerinden yapılmadığı, montaj, bakım, kullanım ve satış sonrası destek süreçlerinin de değerlendirmeye alındığı ifade ediliyor.
Bu noktada ZGYRO’nun Türkiye pazarındaki konumlanması, jiroskopik stabilizasyon teknolojisinin daha geniş bir tekne segmentine yayılması açısından takip edilebilecek bir gelişme olarak öne çıkıyor. Özellikle hidrolik altyapı gerektirmeyen elektrikli mimarinin yeni inşa ve refit projelerinde nasıl karşılık bulacağı, sistemin farklı tekne tiplerindeki uygulamalarıyla birlikte daha net görülebilecek.







